İYİ GÖRÜNÜMLÜ KÖTÜ: BİTKİSEL ZAYIFLAMA VE TÜREVLERİ

146
İYİ GÖRÜNÜMLÜ KÖTÜ: BİTKİSEL ZAYIFLAMA VE TÜREVLERİ

“Doğal ürün” olarak vurgulanan, arkadaşlar tarafından tavsiye edilen, mucize vaat eden, reklamlar ve kişilerin fazla kiloyu gidermenin en uygun yolu olduğunu söyleyenlerin olduğu bir zamanda bitkisel zayıflama ürünlerine ilgi fazlasıyla yoğunlaştı. Yer yüzünde 250.000-500.000 arasında bitki olduğu ve bu bitkilerin 70.00 kadarı şifalı olduğu için kullanıldığı düşünülüyor. Dünya Sağlık Örgütü(WHO) ise yaptığı çalışmalarda 21.000 bitkinin bitkisel tedavi için kullanıldığını belirtmiştir. Tüm dünyada büyük bir pazar alanına sahip olan bitkisel ürünler ülkemizde ise önemli bir sektör halini almıştır. Bitkisel ürünleri; sağlıklı yaşamak, kilo vermek, hipertansiyon, depresyon, kanser gibi hastalıklarda tedavi amaçlı tüketilmektedir.

Birçok bitkisel zayıflama türevleri Sağlık Bakanlığı onayı dışında da satılan, reçete dışı ürünler olarak piyasada yer almaktadır. Bunlardan biri de zayıflama haplarıdır. Reçetesiz zayıflama hapı kullanımı uzun süre aç kalma ile birlikte kullanılan en yaygın yöntemlerden biridir. Medyada yer alan eksik bilgilendirme “doğadaki her şeyin yararlı” olduğu kanısına varmaktadır. Halbuki bu düşünce başlı başına bir yanlıştan ibarettir. Bitkilerin bileşenlerine bağlı olarak beklenmedik yan etkiler ortaya çıkabilir. Bazıları toksik etki gösterebilir veya diğer ilaçlarla etkileşime girerek kişinin rahatsızlıklarını arttırabilir. İnternette yeterli kanıt göstermeden sadece olumlu tarafları anlatılan bu ürünler aktarlardaki karışımlardan, marketlerdeki zayıflama çaylarına, eczane ve benzeri yerlerde satılan kapsül, ilaç formlardan, internetteki önemli tariflere kadar geniş bir şekilde tüketiciye ulaşmaktadır. Ancak çoğu zaman bitkisel ürünlerin içeriğinde ne olduğu tamamen belirtilmemekte hatta gizlenmektedir.

Yapılan araştırmalar bitkisel ürünlerin içinde toz, polen, böcek, kemirgen kalıntıları, parazit, mikroorganizma, mantar, küf, toksin, zirai ilaçlar, ağır metaller veya ilaç etken maddeleri bulunduğunu göstermiştir. Üstelik bu ürünler “doğal” , “bitkisel” ifadelerle satılmakta ve kullananlarda zararlı değil algısı oluşturmaktadır. Hele ki reklamlarında “inanılmaz” , “mucize”, “süper”, “kesin çözüm” ibareleri kullanılarak insanların umut duygusuyla oynanmaktadır. Oysa bitkiler de zehirli hatta öldürücü olabilmektedir.

Bir kimyasalın ilaç adını alabilmesi için uzun klinik araştırma aşamalarından geçmesi gerekir. Oysa bitkisel ürünlerin çoğunun içerikleri ve güvenilirlikleri hakkında bilgi yoktur. Bu sebeple tüketicilerin bilinçsizce davranıp ürünleri kullanması ölüme kadar götürebilir.

Obezite tüm dünyanın önemli sorunlarından biridir. Kilo probleminin akılcı çözümü, diyet ve egzersizle kilonun yavaşça verilmesiyken modern yaşam tarzında insanlar bir an önce ve kolay yoldan kilo vermeyi tercih ediyorlar. Kilo verdirdiği için zayıflama ürünlerinin içeriklerinde altın çilek, african mango, acai berry, meksika biberi gibi bitkilerin yer aldığı belirtilirken yapılan birçok çalışmada bu ürünlerin içinde çeşitli ilaç etken maddeleri olduğu ortaya çıkmıştır.

Bitkisel ürünlerin üzerinde “ilaç” olmadığı , “gıda takviyesi” olduğu yazmaktadır ve bu ürünlerin içinde ilaç etken maddesi bulunması yasaktır. Ancak içerikleri belirtilmeyen bu ürünler sağlıklı insana zarar verdikleri gibi ,duyarlı insanı da ölüme götürür. Bu duyarlı insanlara örnek olarak; çocuklar, yaşlılar, gebe ve emziren kadınlar, karaciğer-böbrek gibi organ yetmezliği olanlar, kalp hastalığı, ruh ve sinir hastalıkları, sindirim sistemi hastası olan kişiler verilebilir.

Sonuca gelirsek bitkisel zayıflama ürünleri sandığınız gibi “mucizevi” değildir. Yukarıda bahsettiğim gibi tam tersi sonuçlar doğurabilir. İnsanların üzerinde oynanan algı oyunu ise bu ürünlerin güvenli olduğunu, bitkisel üründen zarar gelmeyeceğini düşündürür. Kolaylıkla temin edilebilmeleri ve kontrolsüz kullanımları önemli halk sağlığına sebep olabilir. Üzerinde yeterince test yapılmamış, bir ilaç gibi tıbbi laboratuvar aşamalarından geçmemiş, sağlık otoriteleri tarafından insanlar üzerinde denenip onayı alınmamış, ticari kaygılarla ortaya koyulan bu ürünleri kullanayım derken sağlığınızdan olmayın.

Hayatınızdaki “kolay kilo kaybı”, “kolay zayıflama” gibi kelimelerin yerine “dengeli beslenme” ve “düzenli fiziksel aktivite” kelimeleri koyun. Tek bir ürün değil hayat değişikliği sağlıklı beslenmenin ve kilo veriminin temelidir.

Diyetisyen EDA NUR BOZKOYUN

1 Yorum
    ali ahmet

    Mersin web tasarım hizmetleri

    8 Temmuz 2021 Cevapla

Bir cevap yazın